Yönetemeyenler

Dün akşam Galatasaray Spor Kulübü’nün lokomotif branşı olan futbolda tarihinin belki de en utanç verici gecesi yaşandı.

Elbette futbolun içinde galip gelmek kadar mağlup olmak, berabere kalmak da var. Ancak dün yaşananlar maalesef bunun bir tık üzerindeydi.

Bu yüzden taraftar olarak bir takım soruları sorma hakkımız var.

Sorulabilecek bir çok soru var tabi ama biz ilkini gündeme alalım bugün:

Bu işin sorumlusu kimdir?

A) Dursun Özbek

B) Igor Tudor

C) Futbolcular

Üstteki üçlü eşit derecede suçludur, birbirlerinden hiç ayırmayalım.

Örneğin Dursun Özbek kendi yetersizliğini ört bas etmek için alt sınıf teknik adamlarla sezona başlama alışkanlığını değiştirebilirdi. Hatırlayın geçen sezona hayatında A takım çalıştırmamış Riekerink ile başlamıştı. Sezon bitmeden yolları ayırdı ve Karabükspor’un teknik direktörünü sözleşmesi devam ederken alıp Galatasaray’ın başına getirdi. Oynanan kötü futbola ve alınan başarısız sonuçlara rağmen bu sezona da aynı isimle başladı. Çünkü daha büyük bir teknik direktörle çalışacak vizyona sahip değil, çünkü daha büyük bir isim gelirse yönetemeyeceğini biliyor!

Uefa Avrupa Ligi’ne en uzak eleme mücadelesinde iki maçta adını bilmediğimiz, ismini söyleyemediğimiz bir kulübe tesadüfi bir karambol golü atıp başka da gol pozisyonu bulamadan, 3 gol yiyerek elenen bir teknik direktör sorumluluğu üzerine alıp istifa etmiyorsa orada başkanın ve camianın ağırlığını yeterince hissetmiyor demektir.

Yıllık 65 milyon Euro kazanan bir 11 vardı dün akşam sahada. Sözleşme zamanı milyon eurolardan aşağı imza atmayanlar dün sahada kötü futbola, kötü skora reaksiyon gösterdiler mi? Daha önce derbide formasını çıkarıp hocasına uzatan takımın kaptanı dün takımını ateşleyebilmek için bir çaba sarfetti mi? Islıklandığı zaman armayı göstermekle olmuyor bu işler. Sen o armayı taşımak için yıllık 3,2 milyon euro alıyorsun bize Galatasaraylılık’tan bahsetme istersen. Seni ıslıklayan taraftar çoluğundan çocuğundan, evinden barkından artırıp kombine alıyor, forma alıyor, Digiturk alıyor ki senin aldığın paralar ödenebilsin.

Galatasaray’da baştan ayağa tamamen bir kalitesizlik hakim.

Sayın Başkan, en bilinen taraftar grubunu tüm başarısızlıklara rağmen bir şekilde (!?) kendine bağladığı için tribünleri yönettiğini sanıyorsa yanılıyor!

Sayın Başkan, G.Saray’a 2 gömlek küçük gelen Igor Tudor’la başarıya ulaşacağını sanıyorsa yanılıyor!

Sayın Başkan, tüm dünyadaki üst düzey takımlarının kadrosunda görmek isteyeceği Sneijder’i göndererek futbol takımını yönettiğini sanıyorsa yanılıyor!

Yönetemiyor!

Ne taraftarı, ne futbolcuları, ne takımı ne de kulübü, yönetemiyor!

Sayın Tudor, ilk maçta 2-0 yenildiği rakibine karşı hala sahaya Selçuk-Tolga ikilisiyle çıkıyorsa, beklerde Carole ve Linnes’le maçı farklı kazanacağını düşünüyorsa bırakın taraftarı sahadaki futbolcuları bile ona inanmıyordur.

Sayın Tudor, tur atlamak için minimum 3 farklı galibiyete ihtiyacı olan maçta Gomis’in yanına Eren’i monte edemiyorsa, bunu geride bıraktığı tüm hafta boyunca takıma çalıştırmamışsa zaten turu maçtan çok daha önce hafta içi kaybetmiştir. Çünkü futbolcu hocanın oynatmaya çalıştığı taktikten, sahaya süreceği onbirden o açın nereye varacağını çok iyi bilir!

Sayın Tudor, basın toplantısında oyuncularının her iki maçta da ellerinden gelen herşeyi yaptıklarını söylüyorsa ya futbolcularını tanımıyordur ya da görev yaptığı kulübü! Sokaktan G.Saray forması giyen 11 kişiyi sahaya sürsen bu takımdan daha fazla mücadele eder, kaybedilen tura isyan eder, kazanmak için çaba harcardı. İki maçta toplam 1 tane gol pozisyonu yok G.Saray’ın.

Sayın Tudor, eğer Östersunds G.Saray’ın karşısına hiç resmi maç oynamadan çıksaydı “Tanımadığı, bilemediği bir takıma elendi, hiç izleme şansı olmamıştı” der, biraz tolerans gösterirdiniz. Ancak kendi liginde 14 maç oynayan takımı izleyip onları nasıl durduracağını bulamamışsa, onlara karşı nasıl gol ve goller bularak maçı kazanacağını çözememişse kusura bakmayın Igor Tudor Galatasaray futbol takımını yönetecek bir teknik direktör değildir!

Taraftardan üyesine, malzemecisinden futbolcusuna silkinip kendine gelmesi gerek bu kulübün. Vakit hala geç değil, zararın neresinden dönersen dön kardır..

Dursun Özbek’in başkanlıktan istifa edeceğine ihtimal vermiyorum. Görev süresinin sonuna kadar koltuğundan ayrılmayacaktır.

Bu durumda en doğru hamle henüz lige 20 gün varken bu kulübü tanıyan, bilen isimleri de hepimizin malumu olduğu iki teknik direktör alternatifinden birini göreve gelmeye ikna etmesi gerekir. Dursun Özbek başkanlığında bir senenin daha çöpe gitmesine engel olabilecek tek makul çözüm şu an bu iki isimden biri olarak görünüyor. Yıllardır Türkiye Ligi’nde sadece yerli hocaların başarılı olduğu gerçeğini de dikkate alırsak bu iki alternatif isim de teke iniyor. Ancak hoca da gelip Dursun Özbek ile çalışmayı ister mi? Pek sanmıyorum! Çünkü o da gücü sever, güçlü sever. Daha önce Adnan Polat’la çalışmayı tercih etmemişti. Şimdi de benzer bir durumda olan başkan ile çalışmayı istemeyebilir. Böyle değerlendirince de istikamet Romanya gibi görünüyor.

 

Gönül istiyor ki yönetemeyenler hemen istifa edip kulübün önüne açsınlar. Ama belli ki bunu yapacak kadar bile sevmiyorlar Galatasaray’ı. Yazık!

Not: Kullanılan fotoğraflar galatasaray.org adresinden alınmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir