Lige Başlarken Galatasaray

Galatasaray geçen yıl sezonu başarısız bir şekilde 4. sırada tamamladığı için Avrupa Kupaları’nda sezonu en erken açan Türk takımıydı. En erken kapatan da o oldu. Östersunds karşısında yaşanan bu talihsiz sonuç Galatasaray tarihinin en üzüntü verici anlarından biridir. Burada çok şey söylenebilir; yönetim transferleri daha erken yapıp Avrupa Kupası maçlarına yetiştirebilirdi, Hoca takımı daha erken toplayıp çalışmalaa yeterince süre erken başlayabilirdi, futbolcular daha fazla sorumluluk alabilirdi. Ancak ne söylenirse söylensin maalesef sonuç değişmeyecek.

Lige hazırlık kapsamında sarı kırmızılı ekip 2 eleme maçı dışında 5 de hazırlık maçı oynadı. Bu maçlarda G.Saray sırasıyla şu sonuçları aldı;

  • Macaristan 2. Ligi’nden Gyirmot’u son dakikada gelen penaltı golüyle 1-0 yendi,
  • Macaristan 1. Ligi’nden Diosgyor’u 2-0 yendi, gollerden biri yine penaltıdan geldi,
  • Deplasmanda Östersunds’a gol pozisyonu dahi giremeden 2-0 yenildi,
  • İçerde yine gol pozisyonuna giremeden 1-1 berabere kalarak Temmuz ayında Avrupa’dan elendi,
  • 2. Lig ekiplerinden Eskişehirspor’u 2-1 yendi,
  • Süper Lig’ten Akhisar Belediye ile 1-1 berabere kaldı,
  • Son olarak da dün Almanya 1. Lig’inden Hertha Berlin’e 2-1 mağlup oldu.

Özetle oynadığı 7 maçta 3 galibiyet, 2 beraberlik, 2 mağlubiyet aldı. Öne çıkan hiç bir oyuncu olmadı. Performansını artırdığına şahit olduğumuz övgü ile bahsedebileceğimiz şu an hiç bir isim yok bu hazırlık kampından.

Yeni yapılan transferler de parça parça takıma katılıyor;

  • Maicon, Belhanda ve Gomis en erken gelen isimlerdi. 7 maçta Belhanda 1 gol üretirken, golle tanışamayan Gomis toplamda 2 adet pozisyona girebildi. Bunda oyuncuların alışma dönemi, genel kadro kalitesizliği ve ne oynatmaya çalıştığını henüz çözemediğimiz Tudor’un oyun sistemi de etken. Kadro tamamlandığında bu iki isim daha fazla katkı verecektir. Dün akşam ikisi de çok müsait pozisyonlarda gol şansı yakaladı ancak bu fırsatlardan yararlanamadılar.
  • Savunmada Maicon pek hazır bir görüntü vermese de yanına bir transfer daha yapılmadan onu eleştirmek doğru olmayacaktır. Şu an sıklıkla yanında Ahmet Çalık oynuyor ve her maç önemli hatalar yapıp takımını zor durumda bırakıyor. G.Saray taraftarı Ahmet Çalık sayesinde Sparta Prag’a transfer olan Semih Kaya’yı hiç özleme şansı bulamayacak.
  • Mariano isim ve kalite olarak sarı kırmızılı camianın yıllardır hayalini kurduğu sağ bek. Form tuttukça mutlaka ciddi katkı sağlayacaktır.
  • Dün akşam Ndiaye ve Fernando oyuna girdiğinde G.Saray takımının çehresi değişti. İlk devre izlemeyi hiç sevmediğimiz eski G.Saray sahadaydı. 2. yarıda ise 15 dk boyunca keyif veren, rakibi baskı altına alan, oyunu hızlı oynayan, pozisyonlar üreten, taraftara heyecan veren bir G.Saray izledik. Dün akşam gördüğüm kadarıyla Ndiaye-Fernando ikilisi Selçuk-Tolga ikilisinden kat kat daha fazla performans verecek. Bu ikilinin ilerleyen dönemde daha da fazla üzerine koyacağını düşünüyorum.
  • Eldekileri de kısaca yorumlayacak olursak Carole, Donk, Emrah Başsan, Ahmet Çalık, Tarık Çamdal bu kulübün çok gerisinde isimler. Linnes bu isimlerin arasında bir tık daha önce bana göre. Özellikle dün hem solda hem sağda çok iyi oynadı. Selçuk ve Tolga oyunun savunma yönünde çok öne çıkıyorlar, bana göre o konuda da çok faydalı değiller. Bu sezon yeni transferler nedeniyle pek fazla forma giyemezlerse kimse şaşırmasın. Yasin her zamanki gibi. Bazen var bazen yok. Onun bir benzeri de genç Sinan. Transfer söylemleri onu biraz daha sahadan uzaklaştırmış gibi. Umarım oynayacağı bir takıma bir an önce transfer olur. Rodrigues’i takım tamamlandığında görmek gerekecek.Eren Derdiyok dün oyuna girere girmez mükemmel bir gole imza attı. Ancak bence G.Saray gibi zirve hedefiyle yola çıkan takımlarda mutlaka santrfor özelliği olan 3 oyuncu kadroda bulunmalı. Gomis-Eren ikilisinin yanında bunları daha iyi performans göstermeye zorlayacak bir isime daha ihtiyaç var.

Kısa süre içinde stoper, sol bek, sol açık ve santrfor pozisyonlarına birer transfer daha gelirlerse hiç şaşırmayacağım. Ancak tüm bu transferlerden belki de daha önemli olan bu takımı çalıştıracak bir teknik direktör.

Sizce şu an kadroda olan isimlerden hangisi 2018 Mayıs ayında kupayı kazanmak amacıyla çıktığı yolda 2017 Temmuz ayında ön elemenin de elemesinde adını sanını bilmediği bir rakibe elenen takımın hocasına saygı ve inanç duyar? Sıradan bile diyemeceğimiz takımlarla oynanan hazırlık maçlarını dikkate aldığımızda orada bile başarısız bir G.Saray var. 7 maçta sadece 3 galibiyet. Rakiplerin hiç biri de kendi kalitesinde değil. Buna rağmen sadece 3 galibiyet alınabildi.

G.Saray yönetimi kesenin ağzını sonuna kadar açtığı bu sezonda Tudor ile yolları ayırıp Fatih Terim’i bu takımın başına getirmesi muhtemel. Fatih Terim’in Galatasaray’a ihtiyacından çok şu an yönetimin hayatta kalabilmek adına Fatih Terim’e ihtiyacı var gibi görünüyor. Bu vasat takımlara karşı bile üstünlük kuramayan Tudor’un ligde de başarıya ulaşması çok kolay olmayacaktır. Taraftar bazında da fazla kredisi olduğu söylenemez. Bu kadar yeni transferin yapıldığı bir sezonda başlangıçların zorlu olduğunu da düşünürsek lig başında bu takım muhtemelen puan kayıpları yaşayabilir. İlerleyen süreçte yaşanacak değişim geçmiş yıllarda sıklıkla görüldüğü üzere faydadan çok zarar getiriyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir