Lider takım hocasını değiştirir mi?

Galatasaray camiasında son günlerde tüm sohbetleri konusu: “Lider takım hocasını değiştirir mi?” ya da “Tudor bir derbiyi daha kaybeder mi?”

Taraftar, medya, yönetim kısaca tüm camia içerisinde Tudor’dan memnun olmayan kesim çok fazla ve her geçen gün daha da artıyor. Ama takım puan durumunda lider olduğu için de gereken cesaret tam olarak gösterilemiyor, büyük bir çoğunluk tarafından beklenilen aksiyon bir türlü alınamıyor.

Çok uzağa gitmeden geçen sezona bir bakalım. G.Saray yönetimi tüm itirazlara rağmen sezona tecrübesiz Riekerink ile başlama kararı almıştı. Riekerink’li G.Saray sezona hızlı bir giriş yapmış, Beşiktaş deplasmanı dahil ilk 7 maçta alınan 17 puan toplamayı başarmıştı ve liderdi. Sonra Trabzonspor, Başakşehir, Fenerbahçe mağlubiyetleri Riekerink’in koltuğunu sallamış ve bugün Tudor için yapılan yorumların benzerleri Hollandalı çalıştırıcı için yapılmıştı. Ancak devre arası “Dere geçerken at değiştirilmez” söylemleri ile görevine devam etmesine karar verilmişti. Ancak 2. yarı başlangıcında Karabükspor (o tarihte başında Igor Tudor vardı) ve Kayserispor’a yenilen Galatasaray’da kan değişikliği kaçınılmaz olmuştu. Riekerink gönderildi ve sezon ortasında Karabükspor’dan hocası Igor Tudor transfer edildi.

21. haftada göreve başlayan Igor Tudor sarı kırmızılı takımın başında geçen sezon toplam 14 lig maçına çıktı. Bu karşılaşmaların 8’ini kazanırken 1’inde berabere kaldı, 5 tanesinde de mağlup oldu ve toplamda 25 puan topladı. Galibiyetleri Antalya, G.Birliği, Adana, Bursa, G.Antep, Osmanlı, Alanya ve Konyaspor’a karşı alan Tudor’un ekibi Rizespor ile berabere kalmış ve Beşiktaş, Trabzonspor, Başakşehir, F.Bahçe ve Kasımpaşa’ya mağlup olmuştu. Yani ligin zayıf takımlarına karşı galibiyetler alırken, zirve hedefi olan takımların tamamına karşı direnememiş ve mağlup olmuştu.

Aslında Tudor’un geçen yılki karnesi bu yıldan pek de farklı değil. Şu ana kadar 13 maçta 9 galibiyet, 2 beraberlik, 2 mağlubiyet ile 29 puana ulaşmış durumda Tudor’lu G.Saray. Bu sezonki mücadelelere yakından bakacak olursak F.Bahçe ile iç sahada varlık gösteremeden, gol pozisyonuna giremeden berabere kaldı, Trabzonspor’a kaybetti. Başakşehir’den bir kez daha tarihi fark yedi. Tudor’lu G.Saray kendisi ile aynı segmentte bulunan rakiplerine karşı yine galip gelemezken ve neredeyse bu maçların tamamında mağlup olurken, görece olarak kendinden zayıf takımları mağlup etme başarısını gösterdi.

Geçen sezonki kadroyu Tudor kurmamıştı diyebilirsiniz. Bu sezonki takım için Tudor’un takımı diyebiliriz. Ancak yapılan onca transfere, harcanan (ve sözleşmeler gereği harcanacak olan) büyük paralara rağmen Tuodr’un performansını çok artırdığını söylemek mümkün değil.

Tudor’un G.Saray’a geldiğinden beri Östersunds maçlarını da sayarsak hiç bir kritik maçta istenilen sonucu alamadığını görüyoruz. Bana göre Galatasaray’ın, görece küçük takımları yenmek için ne Tudor’a ne de başka bir teknik direktöre ihtiyacı yok, hele kadrosunda bu kadar üst düzey isimleri bulundururken. İki yıldır tüm bu tür rakipleri zaten yenmeyi başarmış bir takım G.Saray. Kenardan desteğe, stratejik hamlelere, maç içi dokunuşlara en çok ihtiyaç duyulan büyük maçlarda Tudor’un katkısı şu ana kadar  maalesef SIFIR!

Burdan projeksiyonla Beşiktaş ile Vodafone Arena’da oynanacak karşılaşmada da 6 puanlık farka rağmen favorinin rakip takım olduğunu düşünüyorum. Eğer olumsuz bir sonuç alınırsa, bir derbiden daha boynu bükük ayrılan Tudor’u ısrar ve inatla desteklemek bu sezon sonu seçime gidecek olan G.Saray yönetimi için sanırım pek akıllıca olmayacaktır.

Umarım Tudor bizi yanıltır, hatalarından ders alır ve Beşiktaş deplasmanından galibiyetle döner. Böylece hem kendi koltuğunu hem de G.Saray’ın liderlik koltuğunu sağlama almış olur. Ama derbi galibiyeti almadıkça Tudor her zorlu maç öncesi ve sonrası mutlaka eleştirilecektir. Tecrübesiz ve genç bir teknik adam olan Hırvat çalıştırıcının son dönemde basına karşı yaptığı ironik açıklamaları dikkate aldığımızda bu stresi pek kaldıramadığını söylersek yanlış olmaz. Ligin ilk yarısı her zaman yumuşak geçer. İkinci devre şampiyonluk yarışının yanı sıra hem Avrupa Kupası yarışı hem de kümede kalma savaşı başlar. Sakin denizde kaptanlığı sorgulanan Igor Tudor’un dalgalı denizde takımı hedeflenen limana ulaştırabileceğine ihtimal vermiyorum. Lider takımın mevcut hocasını; daha tecrübeli, Galatasaray’ı ve büyüklüğünü bilen bir başka isimle değiştirmek hem gecikmiş ama gerekli bir hamle hem de Galatasaray’a yakışan vizyonerlikte bir aksiyon olacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir