Galatasaray inadı


Yedek kadronun hafta içi Akhisar karşısında varlık gösteremeden maçı ve turu kaybetmesini takiben as kadronun Alanya’da ne yapacağı merak konusuydu. Kolaylanan maçın zora sokulmasıyla tansiyon yükseldi belki ama 2-2’den sonra özlediğimiz, beklediğimiz Galatasaray inancı ve inadı sahne aldı.

Bu yazı 24.04.2018 tarihinde Hürriyet / Spor Arena’da yayımlanmıştır.

http://www.hurriyet.com.tr/sporarena/yazarlar/guclu-gonuleri/galatasaray-inadi-40814933

Galatasaray hızlı oynadığı zaman rakip savunmanın dengesini bozabiliyor, rakibi hataya zorlayabiliyor. Gençlerbirliği deplasmanında tüm maçı ağır çekim oynamıştı sarı kırmızılı ekip. Dün akşam bulduğu iki golde de bunu çok net görebiliyoruz. Fernando Feghouli’ye dikine oynuyor, Feghouli Gomis’e oynuyor ama rakip araya giriyor, gelen topu Mariano tek pasla Feghouli’ye gönderiyor tekrar. Feghouli şık bir topuk pasıyla rakibi oyundan düşürüp Gomis’e topu ulaştırıyor. Gomis topu hızla ters kanada taşıyor. Rakip savunmanın dengesi bozuluyor. Rodrigues topu geldiği yöne doğru sürüyor ve çok sert bir şut çıkarıyor. Pası veren Gomis ceza sahasına süzülüyor ve kaleciden dönen topu tamamlıyor. Bu pozisyonda Alanyaspor 7 kişiyle savunmaya dönüyor, G.Saray ise Nagatomo ve Mariano dahil 6 kişi ile hücuma çıkmış durumda.

İkinci golde de durum benzer. Gomis topu Fernando’ya oynuyor. Fernando tek pasta sağdaki boşluğu mükemmel kullanan Mariano’yu görüyor. Mariano hiç vakit kaybetmeden muazzam bir pas atıyor defans ile kalecinin ortasına doğru. Savunma oyuncusu kendi kalesine golü yapmasa Feghouli ve Rodrigues orada. Sözün özü G.Saray hızlı oynadığı zaman rakibi hataya zorluyor, gole kolay ulaşıyor. Geçen hafta Başakşehir karşılaşmasında Muslera’nın oyunu yavaşlattığı anlarda taraftarın tepki göstermesinin sebebi de bu durumu görüyor olmaları sanırım.

Ligdeki pozisyonu sıkıntılı olan Alanyaspor karşısında deplasmanda 20 dakika dolmadan 2-0’ı bulmak deplasman sıkıntısı olan G.Saray için bulunmaz nimetti. Ancak 5 dakika sonra Alanyaspor golü bulunca G.Saray’ın kendine güveni yine sarsıldı.

Bu tür dakikalarda kaliteli ayakların öne çıkıp takımı rahatlatmasını bekliyorsunuz. Ancak G.Saray Feghouli ve Belhanda ikilisinden bu yönde hiç bir katkı almıyor. bir de üst üste top kayıpları yapınca bu ikili rakip G.Saray kalesine daha sık ve kolay bir şekilde gelebiliyor. Zaten Fatih Hoca’da dün bu ikiliye çok fazla dayanamadı, skor avantajını kaybedince de Belhanda, Feghouli ve kolay bir gol pozisyonunu harcayan Rodrigues kenara geldi.

Beraberlik golü penaltıdan geldi ancak G.Saray defansı golü kendi kalesine attı desek yeridir. Top kendindeyken şampiyonluğa oynayan bir takımın defansı nasıl üst üste bu şekilde hatalar yapabilir çok ilginç. Denayer ve Mariano ile başlayan hatalar zinciri daha önce de ceza sahası içinde anlam veremediğimiz müdahale denemeleriyle penaltıya sebep olan Serdar Aziz’le zirve yaptı.

Galatasaray adına maçın yıldızı Muslera’ydı. Sürekli pozisyon veren savunmanın arkasında çok önemli pozisyonlarda rakibe gol izni vermedi. Yediği iki golde de yapabileceği hiç bir şey yoktu. Her iki takımın ikinci gollerinde verdiği paslarla başrolde olan Mariano da Sinan’a verdiği gol pasıyla hatasını telafi etmiş oldu.

Alanya galibiyetiyle Galatasaray bana göre en zorlu deplasmanını geride bıraktı. Daha önce bir çok kez yakaladığı avantajı sürpriz deplasman mağlubiyetleri ile kaybetmişti. Bu kez öyle olmadı ve Türk Telekom’daki Beşiktaş maçını final havasına getirmeyi başardı. G.Saray’ın iyi yaptığı bir şey varsa o da finalleri iyi oynamaktır. Kadro açısından imkanları çok kısıtlı olsa da Fatih Terim’in geride kalan 4 final maçına takımını en iyi şekilde hazırlayacağını düşünüyorum.

http://www.hurriyet.com.tr/sporarena/yazarlar/guclu-gonuleri/galatasaray-inadi-40814933

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.