Yeni Sezona Başlarken Hedef:23

Geçen sezonu şampiyon bitiren Galatasaray bu sezona da 23. şampiyonluk hedefiyle başlıyor. Önceki sezonlara göre daha dikkatli ve daha başarılı bir transfer sezonu geçirildiğini söyleyebiliriz. Hatırlanacak olursa geçen yıl takım sezona eldeki tek santrfor olan gol kralı Gomis’i satarak başlamış yerine de yaklaşık 20 maç kimseyi koyamamıştı. Aylarca bu mevkiye transfer yapmak için vakti olan yöneticiler devre arası transferinin son günüde çok yüksek bir meblağa komşu takım Kasımpaşaspor’dan Diagne’yi alarak başlamışlardı. Bu yıl yönetim hatalardan biraz daha ders almış gibi görünüyor. Her ne kadar hedef santrfor transferi sonuçlanmadan lige giriliyor olsa da geçen yıldan kontratları devam eden Diagne ve Mitroglu kulübümüz bünyesindeler. Geçen yılki gibi lige santrforsuz girmiyoruz.

Okumaya devam et

Galatasaray inadı


Yedek kadronun hafta içi Akhisar karşısında varlık gösteremeden maçı ve turu kaybetmesini takiben as kadronun Alanya’da ne yapacağı merak konusuydu. Kolaylanan maçın zora sokulmasıyla tansiyon yükseldi belki ama 2-2’den sonra özlediğimiz, beklediğimiz Galatasaray inancı ve inadı sahne aldı.

Bu yazı 24.04.2018 tarihinde Hürriyet / Spor Arena’da yayımlanmıştır.

http://www.hurriyet.com.tr/sporarena/yazarlar/guclu-gonuleri/galatasaray-inadi-40814933

Galatasaray hızlı oynadığı zaman rakip savunmanın dengesini bozabiliyor, rakibi hataya zorlayabiliyor. Gençlerbirliği deplasmanında tüm maçı ağır çekim oynamıştı sarı kırmızılı ekip. Dün akşam bulduğu iki golde de bunu çok net görebiliyoruz. Fernando Feghouli’ye dikine oynuyor, Feghouli Gomis’e oynuyor ama rakip araya giriyor, gelen topu Mariano tek pasla Feghouli’ye gönderiyor tekrar. Feghouli şık bir topuk pasıyla rakibi oyundan düşürüp Gomis’e topu ulaştırıyor. Gomis topu hızla ters kanada taşıyor. Rakip savunmanın dengesi bozuluyor. Rodrigues topu geldiği yöne doğru sürüyor ve çok sert bir şut çıkarıyor. Pası veren Gomis ceza sahasına süzülüyor ve kaleciden dönen topu tamamlıyor. Bu pozisyonda Alanyaspor 7 kişiyle savunmaya dönüyor, G.Saray ise Nagatomo ve Mariano dahil 6 kişi ile hücuma çıkmış durumda.

Okumaya devam et

Taraftarın Gücü


Bu yazı 18.04.2018 tarihinde Hürriyet / Spor Arena’da yayımlanmıştır.

http://www.hurriyet.com.tr/sporarena/yazarlar/guclu-gonuleri/taraftarin-gucu-40808364
Geçtiğimiz hafta şok bir mağlubiyetle liderliği kaybeden Galatasaray bu hafta emanetçisi Başakşehir’i yenerek tekrar zirveye kuruldu.

Çok uzunca bir süre derbi ya da büyük maç kazanamayan sarı kırmızılı ekip Trabzonspor’dan sonra ligin en iyi takımlarından biri olan Başakşehir’i de yenerek iç sahadaki ezici üstünlüğünü sürdürdü.

Ligin bitimine 5 hafta kaldı. Mevcut liderliğin şampiyonluğa dönüşebilmesi için derbi sıkıntısını çözen Galatasaray’ın deplasman sıkıntısına da bir çözüm bulması gerekiyor. Burda Fatih Hoca kadar oyunculara da büyük sorumluluk düşüyor.

Okumaya devam et

Denize gelemeden derede boğulmak


Bu yazı 11.04.2018 tarihinde Hürriyet / Spor Arena’da yayımlanmıştır.

http://www.hurriyet.com.tr/sporarena/yazarlar/guclu-gonuleri/denize-gelemeden-derede-bogulmak-40800989

Geçen haftaki yazımda Galatasaray’ın şampiyonluğa giden yolda iki önemli galibiyete ihtiyacı olduğunu yazmıştım. Bunlar Gençlerbirliği ve arkasından oynanacak olan Başakşehir maçları idi. Bu iki maçta alınacak 6 puan sarı kırmızılı ekibin yolunu açacaktı ama şampiyonluk yolundaki Başakşehir ve Beşiktaş maçları gelmeden Gençlerbirliği engelinde G.Saray tökezledi.

Okumaya devam et

Çoğu Gitti Azı Kaldı

Bu yazı 04.04.2018 tarihinde Hürriyet / Spor Arena’da yayımlanmıştır.

http://www.hurriyet.com.tr/sporarena/yazarlar/guclu-gonuleri/cogu-gitti-azi-kaldi-40793894

Şampiyonluk adaylarının hata yapmadığı bir haftayı geride bıraktık. Sezon sonuna sadece 7 hafta kaldı. Şampiyonluk yolunda son virajda her hafta işler daha zorlaşıyor gibi görünse de Fatih Terim önderliğindeki Galatasaray her hafta futbolunun biraz daha üzerine koyarak, emin adımlarla hedefine doğru ilerliyor.

G.Saray açısından ligin son 8 maçına baktığımızda herkes zorlu bir fikstürden bahsediyordu. Bu fikstürü dörder haftalık iki ayrı bölüm olarak incelersek rakiplerin sarı kırmızılı takım adına en fazla puan kaybı beklediği bölüm ilk 4 haftalık seri idi. Yıllardır galibiyet alınamayan F.Bahçe deplasmanı, son yıllarda G.Saray’a karşı ayrı bilenen Trabzonspor derbisi, küme düşme potasına gerileyen Ümit Özat yönetimindeki Gençlerbirliği deplasmanı ve sonunda da Başakşehir karşılaşması… G.Saray bu periyodun ilk haftasında sıklıkla mağlüp olduğu Kadıköy deplasmanından iyi bir futbolla galibiyeti kaçırarak ama ihtiyacı olan puanı alarak geldi. Milli maç arasından sonra ise Trabzonspor gibi bir ekibe neredeyse maç boyu pozisyon dahi vermeden, futbol olarak da kelimenin tam anlamıyla ezerek galip geldi. Feghouli, Belhanda ve Rodrigues biraz daha son paslar dikkatli olsalar belki de stadyumu dolduran 50 bine yakın seyirci çok daha fazla gol izleyerek evine dönecekti.

Okumaya devam et

Lider takım hocasını değiştirir mi?

Galatasaray camiasında son günlerde tüm sohbetleri konusu: “Lider takım hocasını değiştirir mi?” ya da “Tudor bir derbiyi daha kaybeder mi?”

Taraftar, medya, yönetim kısaca tüm camia içerisinde Tudor’dan memnun olmayan kesim çok fazla ve her geçen gün daha da artıyor. Ama takım puan durumunda lider olduğu için de gereken cesaret tam olarak gösterilemiyor, büyük bir çoğunluk tarafından beklenilen aksiyon bir türlü alınamıyor. Okumaya devam et

Hakemler Mi? Tudor Mu?

Sezona Avrupa Kupası’nda ismini bilmediğimiz bir takıma elenerek başlayan Galatasaray yapılan yüksek maliyetli transferlerin ardından lige rüya gibi bir giriş yapmış ve ilk 8 maçta 7 galibiyet, 1 beraberlikle zirveye kurulmuştu. Bu kez de aynı G.Saray son iki haftada karşılaştığı F.Bahçe ve Trabzonspor maçlarından sadece 1 puan alarak duraklama dönemine girdi. Duraklama dönemine girilmesindeki ana etkenler nedir, bunlara bakmak gerekli.

Türk insanının yetiştirilme tarzından olsa gerek taraftarlar standart olarak suçu hakemlerde arıyor. Çünkü önüne bakmayıp masaya çarpan çocuğun ağlamasını dindirmek için masayı tokatlayan bir nesilin çocuklarıyız biz. Reaksiyonu masaya verince çocuk da ömrü boyunca önüne bakması gerektiğini öğrenemiyor maalesef. Evet son iki haftada hakem kararları inanılmaz derecede tartışmalı ve hatalar genellikle G.Saray aleyhine görünüyor kabul ediyorum. Ancak bu kararlar ligin en çok gol atan takımlarından biri olan G.Saray’ın son 2 maçta kaleyi bulan toplam 3 şut atamadığı gerçeğini değiştirmiyor. Okumaya devam et

Galatasaray-Fenerbahçe Maç Öncesi

Bu maç Galatasaray’ın bu sezonki ilk derbisi ve kağıt üstündeki görece zorlu maçlarının ilki. Şu ana kadar puan tablosunun orta-üst sıralarından Kayserispor ve Bursaspor dışında bir rakiple oynamadı henüz. Ancak Beşiktaş’ın geçen hafta Gençlerbirliği’ne mağlup olduğunu düşünürsek alt sıra üst sıra değerlendirmeleri anlamını yitirmeye başlar. G.Saray deplasmanlarda Antalya ile berabere kalırken Osmanlı, Bursa ve Konya deplasmanlarından 3 puanla dönmeyi başardı. İç sahada ise Kayseri, Sivas, Kasımpaşa ve Karabükspor’u mağlup etmeyi başardı. Okumaya devam et

Maçın Ardından: Galatasaray: 2 Kasımpaşa:0

Galatasaray, TT Arena’ya dönünce ilk 3 haftadaki görüntüsüne tekrar yaklaştığı mücadelede Kasımpaşaspor’u Bafetimbi Gomis’in golleriyle 2-0 mağlup etti.

Bu sezon lige Galatasaray’ı rakiplerinden ayıran en önemli özellikleri listelemek istersek topu kaybettiği yerde yapılan baskıyı ve top kapıldıktan sonra da vakit kaybetmeksizin dikine oynama iştahını ilk iki sıraya yazabiliriz. İyi pas yapan takımların baskıyı atlatabilme, G.Saray gibi topu kaybeder kaybetmez pres yapmayı deneyen takımların da G.Saray’ın hızlı hücumlarını durdurma şansı her zaman var elbette. G.Saray’ın Kasımpaşa karşısındaki ilk golü tamamen bu yukarıda yazdığım iki özellik sayesinde geldi diyebiliriz. Okumaya devam et

Maçın Ardından: Antalyaspor:1 Galatasaray:1

Milli maçlar sebebiyle lige verilen aranın ardından Galatasaray Antalyaspor ile deplasmanda 1-1 berabere kalarak ilk puan kaybını yaşamış oldu.

Karşılaşmayı izlerken dikkatimi çeken, kendimce önemli olduğunu düşündüğüm bir kaç noktayı sizlerle paylaşmak istiyorum.

  • Öncelikle bu karşılaşmada G.Saray’ın ilk 3 lig maçında alışıp heyecanlandığımızın aksine sahaya yansıyan temposuz ve kötü futbolu bir anda Selçuk İnan tartışmalarıyla arka plana itilmiş oldu. Her ne kadar yazı içerisinde Selçuk İnan’a da değinecek olsak da oynanan kötü futbolu Selçuk İnan’a yüklemek doğru değil.  Okumaya devam et