Bir Sevdadır Galatasaray

GİDEN HAYALLERE ŞAMPİYONLAR LİGİ DE EKLENDİ!  E-posta
Yazar Güçlü Gönüleri   
Pazartesi, 27 Nisan 2009

 

 

Sezon başından beri Galatasaray takımı tek tek hedeflerin üzerini çiziyor. Ligin tartışmasız bir numaralı favorisi olarak girilmişti sezona. Avrupa’da fırtına estirir bu kadro deniyordu. Önce Şampiyonlar Ligi’nde gruplara kalınamadı. Maddi getirisi sınırlı olan UEFA hedef yapıldı. Tekrar kupayı alırız dendi. Skibbe kovuldu Bülent Hoca geldi. Diğer hedefler gibi onun da üzeri çizildi.

 

Haftalar devam ederken Türkiye Kupası’nda da zar zor gruptan çıkılıp ardından ilk turda da beyaz mendil sallandı. Gitti mi 3. hedef de çöpe? Gitti, ne kaldı geriye? Sadece Türkiye Ligi şampiyonluğu... Devre arası bir türlü Skibbe gönderilip yerine hoca getirilemedi. Üstüne oyuncular tarafından davulla zurnayla gönderilen Feldkamp tekrar göreve geldi. Her ne kadar takımla işi yok deseler de antremanda Lincoln ile görüştüğü fotoğraflandı. O günden beri ilk devrenin yıldızı olan Lincoln de kayıpları oynadı. Mağlubiyetler üstüste gelince Skibbe gönderildi, nöbetçi hoca olarak camianın çok sevdiği Bülent Kaptan’a takım teslim edildi. Herkes kendisine destek oldu. İlk maçlarda gelen tek gollü galibiyetler biraz suları durgunlaştırsa da Bülent Hoca’nın takımının bir türlü öne geçtiği maçlarda oyunu tutamaması sonucu yaşanan puan kayıpları, ardından gelen UEFA’dan elenme, ligde bir türlü üstüste galibiyetler alınamaması lig şampiyonluğunun da üzerinin çizilmesine neden oldu.

 

Bu durumda eldeki en iyi hedef en azından ikinci olup Şampiyonlar Ligi elemelerine katılabilmekti. Bu hafta Ankaraspor’a puan kaybedince o da hayal oldu. Zaten hafta içi oyuncular tarafından yapılan 6 maçı üstüste kazanıp şampiyon olma hayali üstüste 4 maçı galip tamamlayamamış bir takım için imkansızdı. Eminimki onlarda inanmıyorlardı. Çünkü bu söylemler sahada oynadıkları oyuna hiç yansımıyordu. Dün lig ikinciliğinin de üzeri çizildi. Geriye kaldı UEFA Kupası’na katılma hedefi.

 

Belki de tarihinin en iyi kadrosunu kuran Galatasaray’ın bu kadar başarısız bir sezon geçirmesi bence tamamen teknik direktör ve yöneticilerin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Büyük kadroya acemi hoca getirmek gibi bir yanlışı aynı sezonda iki kere yapan yönetimi de ayrıca kutlamak gerekir. Bülent Hoca’yı çok seviyoruz. Kimse ona kızmıyor. Elbetteki büyük yanlışları var, onu da kimse görmemezlikten gelmiyor. Bir türlü öne geçtiği maçları 2 farklı üstünlüğe taşıyıp rahatlatamamak gibi, asker arkadaşı kıvamındaki Hasan Şaş’ı ısrarla sahaya sürmek gibi. Oyuncu değişikliklerinde şaşırtıcı derecede anlamsız değişiklikler yapmak gibi. Ama en önemlisi bir oyun planı, bir oyun felsefesi aktaramadı takıma. Bir etkisi olmadı oyuna, oyunculara. 2. yarının ortasında gelip kökten değişiklikler yapması zaten beklenemezdi ama katkısı da çok az oldu.

 

Oyundan çıkan her oyuncu hocasına tavır koyuyor bizim takımda. Çünkü kimse hocaya inanmıyor. Sporcu sahada sıkıntı duyduğunda kafasını kenara çevirip teknik heyetten bir güç, bir güven ister. Onun bir hamle yaparak gidişatı değiştirmesini umut eder. Bu sadece futbolda değil tüm takım oyunlarında böyledir. Ama iddia ediyorum bu takımı sezon başından beri tribünden herhangi bir arkadaşım çalıştırıp kadro listelerini oluştursa bundan daha kötü bir sonuçla bitiremezdi ligi.

 

Görüldü ki Bülent Hoca henüz bizi büyük başarılara taşıyacak tecrübeye sahip değil. Bakalım gelecek sezon takımı kime teslim edeceğiz. Bu isim kesinlikle Bülent Korkmaz değil, yönetim ne gibi bir söylemde bulunursa bulunsun bugünden iddia ediyorum teknik direktör değişikliğini.

 

Umarım takımdaki yıldızları oynatabilecek, herkesin saygısını ve sevgisini kazanabilecek ve belki de yanında çalışacak olan Bülent Korkmaz’a tecrübe ve bilgilerini aktarabilecek bir teknik direktör transferi yapılır. Bizim gerçekten de bu aşamada bir Derwall’e, bir Sepp Piontek’e ihtiyacımız var. En azından Ali Sami Yen’in son sezonunda yüzümüz bu kadar asılsın istemiyoruz, bu yaşlı stadımızı hep güzel anılarla hatırlamak istiyoruz. Son sezon dediniz kombinelerimizi aldık, hatlarımızı GS Mobile’a çeviriyoruz. Sizden de bizi birlik ve beraberlik içinde başarıya götürecek bir teknik direktör istiyoruz.

 

Aynı şey basketbol takımlarımız için de geçerli. Bugün F.Bahçe’nin kızlarıyle finale çıkma mücadelesi verecek olan takımımıza da sonsuz başarıalr diliyorum.

 

Son küçük not da bu şubelerin başlarındaki isimlerle ilgili... Basketbol da Ahmet Dedehayır çok seviliyorken, futbolda Haldun Üstünel’in aksine Adnan Sezgin’in tüm camia tarafından hiç sevilmiyor oluşu acaba Başkan tarafından dikakte alınıyor mu?

 


Görüntüleme sayısı: 342

  Yorumlar (1)
RSS yorumları
 1 Yazan iko, 12-05-2009 13:25
"bu takımı tribünden birarkadaşım çalıştırsa daha kötüolmazdı" derken bana biraz haksızlık yapmıyor musun sayın editör :)

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
< Önceki   Sonraki >
Reklam Alanı
 
Reklam
 
Eyl
04
2010

Hoş Geldiniz

 Sık Kullanılanlara ekle
 Anasayfam yap

Üye Girişi






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Yazarlar

İbrahim Ayan

  İbrahim Ayan
  İlker Bayram
  Yusuf Alhan
  Güçlü Gönüleri
  Eser Esen