I love you Hagi
Galatasaraylı olup da Hagi’yi sevmeyen yoktur. Futbolculuğu döneminde hepimizin gönlünü fethetmişti. Fatih Terim önderliğinde 4 yıl üstüste şampiyonluk ve UEFA Kupası gibi bugüne kadar Trükiye’de hiç bir takıma nasip olmamış büyük başarıları yaşayan kadronun en önemli isimlerinden biriydi.
Futbolculuk kariyeri üst düzey takımlarda geçen George Hagi ertesi yıl futbolu bıraktı. Futbolu bırakmasının ardından 35 golle milli form altında en çok gol atan oyuncu olarak Romanya Milli Takımı’nın başına geçti. 6 ay süren macera sonunda Romanya gruptan çıkamadı ve Türkiye’nin Dünya 3.sü olduğu World Cup 2002′ye katılamadı. Bu süre içindeki tek başarısı Romanya’nın Macaristan’ı ilk kez deplasmanda yenmesi oldu. Dünya Kupasına katılamamanın ardından bir süre teknik direktörlük macerasına ara verdi.
2003 yılının Ağustos ayı başında büyük umutlarla Bursaspor’un başına getirildi. Görev yaptığı 13 maç sonunda 2 galibiyet, 5 beraberlik ve 6 mağlubiyetle hayal kırıklığına neden oldu ve görevden alındı. futbolculuğunda en büyük başarıları yaşadığı ülke olan Türkiye’deki teknik direktörlük macerası biraz tatsız başlamış oldu Hagi’nin.
Ertesi yıl Fatih Terim’in sezonun sonlarına doğru istifasını takiben Galatasaray’da göreve başladı. O sezon kimsenin bir beklentisi yoktu, sezon tamamlandı. Ancak ertesi yıl G.Saray’ın 100.yılıydı ve camia şampiyonluk bekliyordu. O günlerde de bu kadar önemsenen bir sezonda takımı Hagi gibi acemi bir teknik direktöre teslim etmenin doğruluğu tartışılıyordu.
G.Saray o sezonu Hagi önderliğinde 3. olarak tamamladı. Ancak Hagi’nin futbolculuktan sonra bir kez daha sarı kırmızılı taraftarın gönlünde taht kurmasına neden olan elbette bu lig 3.lüğü değildi. O yıl Olimpiyat Stadı’nda oynanan Türkiye Kupası final karşılaşmasında rakibi Fenerbahçe’yi 5-1 yenmeyi başarmıştı Hagi’nin Galatasaray’ı. Her ne kadar o gecenin kahramanı olan kişi Hagi’den çok 6 tane çok net gol pozisyonunu kurtaran kaleci Mondragon olsa da Hagi de teknik direktör olarak bu başarıdan payını alıyordu. Ancak bir hafta sonra takımının Fenerbahçe’ye 1-0 kaybetmesine engel olamıyor ve takımının 10.. yılında şampiyonluğu ezeli rakibine kaptırmasına seyirci kalıyordu. G.Saray’daki ilk teknik direktörlük döneminde toplam 47 maça çıktı. 32 galibiyet, 6 beraberlik ve 9 mağlubiyet gördü.
G.Saray’dan ayrıldıktan sonra Romanya lig şampiyonu Steaua Bükreş Hagi’yi transfer etmek istedi ancak Hagi’nin istediği ücreti karşılamaya güçlerinin yetmediğini açıkladı Romanya Şampiyonu. Bunun ardından Hagi sezonun 12. haftasını takiben Politehnica Timişoara’ya imza attı. 6 ay kadar burada görev yaptı Hagi ve alınan başarısız sonuçlardan sonra yerine yardımcısı Rotariu getirildi. Hagi’nin mor beyazlı ekibe imza atmasının ardından Köstence’deki George Hagi Stadyumu’nun ismi değiştirildi ve Stadionul Farul oldu.
Romanya’daki teknik direktörlük kariyeri de malesef başarısızlıklarla başladı. 2007 yılının Haziran ayında Steaua Bükreş’teki teknik direktörlük günleri başladı. S.Bükreş’in iki ön elemeyi geçrek Şampiyonlar Ligi gruplarına kalmasını sağladı. İlk grup maçında deplasmanda Slavia Prag’a 2-1 yenildikleri maç sonrası kulübün sahibi olan Becali ile anlaşamamaları üzerine istifa etti. S.Bükreş’in başında 6 maça çıktı Hagi, 3 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 mağlubiyet aldı. İstifası sonrası yaratılan baskı ortamından şikayet etti ve takım üzerindeki baskının kendisine işkence ettiğini söyledi.
Bundan sonra teknik direktörlüğü bırakıp kendi futbol akademisini kurdu. 2010 yılı 21 Ekim’in de ligde 4 mağlubiyet – 4 galibiyetle hayal kırıklığı yaratan Rijkaard’ın görevden alınmasının ardından bir süre teknik direktör bulamayan Galatasaray bir kez daha Hagi’nin kapısını çaldı. Hagi teknik direktörlüğe Tugay Kerimoğlu da yardımcı antrenörlüğe getirildi.
İlk maçı olan Fenerbahçe deplasmanından takımının tam 10 yıl sonra puanla dönmesini sağladı Hagi ve Tugay ikilisi. Ancak ilerleyen günlerde işler istenildiği gibi gitmedi. Hagi önderliğinde G.Saray Ligde 7 mağlubiyet, 2 beraberlik ve 6 galibiyet aldı. Alınan 7 yenilgiyle Galatasaray tarihinde ilk kez bir sezonda 11 kez sahadan başı eğik ayrılmış oldu.
Türkiye Kupası’nda Çarşamba günü çok kritik bir maça çıkacak Galatasaray. Deplasmanda 3-2 yenilmişti. İkili eleme maçlarında avantajlı olarak kabul edilebilecek bir skorla Gaziantepspor’u Türk Telekom Arena’da ağırlayacak sarı kırmızılılarda büyük bir çoğunluk malesef turdan umutsuz.
Hagi bu kez de başarısız olursa bir daha teknik direktörlük yapamayacağının farkında. Futbolculuğunda da en uzun süre forma giydiği kulüp olan Galatasaray Hagi’nin teknik direktörlük kariyerinde de en uzun süre görev yaptığı takım oldu şimdiye kadar.
Dün maçtan sonra ‘Bugünü unutmalıyız’ açıklaması yapan Hagi bugün itibariyle görevinin başında. Ama biz de Hagi’nin tekik direktörlük serüvenini unutmak ve onu futbolculuk günlerindeki başarılarıyla hatırlamak istiyoruz.
Hepimiz Hagi’yi seviyoruz. Ancak kabul etmeliyiz ki teknik direktörlük yeteneği futbolculuğundaki gibi üst düzeyde değil. Sarı kırmızılı takımı içinde bulunduğu sıkıntılı ortamdan çıkaracak tecrübede de değil. Gidişattan da bu anlaşılıyor zaten. Belki Insua ve Misimoviç’ten faydalanmayı denese, herkesi yerli yerinde oynatsa ve 4-3-3 ‘ten vazgeçse belki kendisi ve kulübü için bir çıkış yolu bulabilir.


