Lakovic maçın yıldızlarından biriydi.

Yüreğimizin ağzımıza geldiği bir maçı nihayet kaybetmemeyi başardık.

Turkish Airlines Euroleague’e ilk kez katılmasına rağmen Top 16′ya kalmayı başaran takımımız görece olarak başarılı olabileceği bir gruba düşmüştü. İlk maçta Anadolu Efes’e karşı kaybedilen maç moralleri bozsa da bu akşamki Olympiakos karşılaşması grupta ya pes edeceğimiz ya da sonuna kadar savaşacağımız bir çizgiye götürecekti bizi.

Abdi İpekçi tarihi günlerinden birini yaşıyordu. Tartışmasız bu yıl Euroleague’in en iyi seyirci kitlesine sahip takım Galatasaray Medical Park. Skordan bağımsız olarak sürekli destek gördü taraftarlarından. Olympiakos bu maçları defalarca oynamış, bir çok kez F4′a kalmayı başarmış, bu kupayı bir kez de müzesine götürmüş çok tecrübeli ve üst düzey bir ekip. Ancak grupta iddialı olacaksak bu maçı kazanmakla başlayacaktı herşey.

Maç öncesi Songaila ile yolların ayrılması sonrası gözler yeni transfer Boris Savovic’in üzerindeydi. O da maça harika başladı. İlk periyotta yaptığı 2 rebound, 1 blok ve ürettiği 6 sayı ile heyecan yarattı. Zamanla takıma daha çok katkı sağlayacak gibi göründü Savovic. Umarım adaptasyon süresi fazla uzun sürmez.

İlk periyotta dengeli bir oyun vardı. Spanoulis önderliğinde Olympiakos rahat sayılar buldu. Genellikle rakibin kısasını son haftalarda Göksenin’le durdurma yoluna gidiyordu Oktay Hoca. Bu akşam da aynısını denedi ama başarılı olamadı bu kez. Bizim tarafımızda içeride üretilen sayılara Gordon da eşlik edince oyundan kopmadık.

İkinci çeyrekte çok daha skor üretebilecek bir beşle sahadaydık. Bu tercih de etkisini gösterdi. Shumpert sakatlanınca yüreğimiz ağzımıza geldi ancak Cevher de nihayet kendinden beklenen ekstra katkıyı bu maçta sahaya yansıttı. Jaka Lakovic’in de devreye girmesi ile ilk devre 14 sayıyla Galatasaray Medical Park lehine bitti.

Bu farkı maç sonuna kadar taşımak önemliydi ama bu yılki kronik hastalığımız 3.periyottaki düşüş yine kendini gösterdi. Olympiakos maça ortak oldu ancak 3. çeyreğin sonlarına doğru takım tekrar toparlanınca son çeyreğe 10 sayı farkla girdik.

Son çeyrekleri çok iyi oynadığı biliniyordu Olympiakos’un. İnanılmaz iyi savunma yaptılar. Burada bizim de takım olarak rakibe yardımcı olduğumuzu söylememiz gerekli. Çok tecrübeli kısalarımız olmasına rağmen ısrarla dış şut denedik. Oysa potaya gittiğimiz her pozisyonda sayıya ulaşabiliyorken ısrarla zorlama üçlüklerle rakibin ekmeğine yağ sürdük. Olympiakos 10 sayılık farkı eritmeyi başardı. Oyunun sonları taktik faullerle geçildi. Son saniyelere Lakovic’in faul atışları ile 3 sayı nde girmeyi başardık. Ancak rakibin son topu oyuna soktuğu anda tek şansı uzun menzilli bir son saniye basketi olduğunu herkesin bilmesine rağmen bu kadar kolay top almalarına nasıl müsade ettik, bu kadar kolay şut atmalarını nasıl izledik akıl alır gibi değil.

Sloukas’ın son snaiye basketi ile oyun berabere bitti. Bu moralle uzatmalara da Olympiakos iyi başladı. Ancak zamanla toparlanan takımımız son anlarda üstünlüğü korumayı başarı ve sahadan 78-77 galip ayrılmayı başardı.

Baktığımızda son çeyreğe kadar iyi bir performans gösterirken 70 sayı barajını aşacağımızın sinyalini vermiştik. Ancak son çeyrekte potaya gitmek yerine dış atışlarda ısrar edince yine maç sonunda 70 sayının altında kaldık. Uzatmalardaki sayılarla 78′e ulaştık. Burda Shumpert’ın sakatlanması da elbette etkili oldu. Diğer taraftan da son toplarda Gordon’un potaya uzanarak ürettiği sayıların maçı kazanmamızda çok büyük etkisi oldu. Her ne kadar dış şut kabiliyeti pek olmasa da potaya doğru uzandığında çok etkili oluyor. Maçın ilk yarısında turnike ile sonuca ulaşabileceğimiz iki pozisyonda da Shipp ve gordon’un smaç denemelerinin sonuçsuz kaldığını da hatırlamakta fayda var. Smaç yerine turnike ile bitirselerdi  belki de maçın sonlarını çok daha rahat bir şekilde izleyebilirdik.

Sonuçta kazanılan önemli bir galibiyet var bu akşam. Şimdi grupta üst üste 2 zorlu CSKA maçı var. Efes’in dün 30 sayı fark yediğini ve rakibin şu ana kadarki tüm maçlarını kazandığını düşünürsek galibiyet çıkarmak bu iki mçaın birinden süprizin kralı olur. Ancak burada önemli olan bizim takım olarak son iki maça moralimizi yüksek tutabileceğimiz skorları elde edebilmek. Karakterimizi sahaya yansıtıp son topa kadar hücumu sürdürmek. Özellikle içerideki maçta seyircinin desteği ile son topa kadar mücadele etmek şart.

Grupta CSKA maçlarını takiben içeride Anadolu Efes’i misafir ediyor olacağız. O ana kadar Efes – Oly maçlarının skorları da çok önemli olacak. Gruptan çıkma adına Abdi İpekçi’de alınacak bir EFes galibiyeti Yunanistan deplasmanını bizim açımızdan final havasına çevirebilir. Önemli bir galibiyet aldık. Ama bu galibiyetin anlam teşkil etmesi için gruptaki tüm maçlarda son ana kadar savaşmaya devam etmemiz gerekiyor.