Ana sayfa » Derbi günlükleri

Derbi günlükleri

Galatasaray’ın temposuz oyunu ve Marcelo Saracchi eksikliği,

Dünkü derbinin göze batan detaylarında yukarıdaki iki faktör maçın Galatasaray’ın elinden kaçmasına neden oldu.

Sezona Onyekuru gibi sprinter oyuncusundan mahrum giren Galatasaray, pas oyunundaki başarılı ayaklara sahip oluşunun etkisiyle önceki maçları lehine çevirmesiyle öne çıkan bir takım olmuştu.

Fenerbahçe ise neredeyse her mevkiye yaptığı üçer-beşer transfer ile işi sıkı tutacağını belli eder bir havadaydı. Fakat sezona tartışmalı bir penaltıyla gelen galibiyetle başlangıç yapıp, sonrasında ise kendi evinde dokuz kişi kalan Hatay önünde maçı berabere bitirmek durumunda kalmıştı.

Her sıkıntılı Fenerbahçe döneminin tedavisi Galatasaray maçlarına rastlar. Ekstra bir motivasyonla gelirler ve maçı kaybetmemek ön amaçlarıdır. Her zaman iyi futbol ve kazanma isteğiyle sahaya çıkan Galatasaray’ı, tatlı-sert yıldırma taktikleri bir Fenerbahçe klasiğidir. Nitekim dün akşam oynanan maçta da aynı senaryoya çalışmış bir Fenerbahçe izledik. Ve bu tarz oyun her zaman olduğu gibi Fenerbahçe’ye yaradı. Beraberliği alıp, sezon başı daha büyük bir yıkıntıya uğramadan evlerine döndüler.

Peki Galatasaray ne yaptı?

Ön alan baskısını iyi yapan rakibe karşı alternatif bir oyun oynayamadılar. Özellikle orta sahada Taylan’ın üzerine yıkılan oyunda, Taylan’a destek hep eksik kaldı takım arkadaşlarından. Ve sonuçta üst düzey mücadele eden Taylan da maç sonuna doğru yorgunluğunun etkisiyle top kayıpları yaşadı. Etobo oyuna devre arasında girse ve orta sahada yalnız kalan Taylan’a destek olsa çok daha doğru bir hamle olacaktı.

Galatasaray’da saha yerleşiminin kontrolü Arda’ya verilmiş Fatih Hoca tarafından. Aslında Arda bu görevi layıkıyla yapmaya çalışıyor fakat kendi özel yetenekleriyle yapabilecekleri de bu görevi nedeniyle rafa kalkmış görünümünde.

Falcao iki iri stoperin arasında iyi mücadele etti denebilir ama Falcao kendine bir türlü gelemeyen servisler neticesinde etkisiz bir görüntü vermekte. Fenerbahçe defansı üzerine Diagne ile yapabileceğimiz bir baskı, Fenerbahçe’nin orta sahayı hızlı geçmesine de engel olacaktı. Hoca burada Diagne’yi oyuna almakta geç kaldı kanımca.

Yine tandemimiz iyi oynadı. Özellikle hava toplarında Gökhan Gönül’ün kafası hariç neredeyse hiç vurdurmadılar rakiplerine. Marcao ve Luyindama işin bu tarafında çok başarılı bir maç çıkardılar.

Fakat Luyindama, üzerine baskı yapan rakip karşısında bocalama belirtilerini bu maçta da gösterdi.

Kanat beklerimiz ise vasatı aşamadılar bu maç özelinde, çünkü hızlı çıkışları ve olağanüstü timing yeteneği olan Marcelo Saracchi sakatlığı nedeniyle sahada yoktu. Özellikle Saracchi’nin olmayışı Fenerbahçe sağ tarafını oldukça rahatlattı.

Belhanda çıkana kadar iyi koştu fakat önceki maçlardaki oyuna ofansif katkısı neredeyse hiç yoktu. Feghouli’nin sayılmayan golündeki uzun pası iyiydi ama senkronize olamayıp ofsayta takıldılar.

Açıkçası Feghouli tuhaf bir oyuncu, bazen oyunda kalması takıma zarar gibi görünse de, maçın gidişatını değiştirebilecek özel bir ayak. Kısacası ne onla, ne de onsuz oluyor.

Biraz da Emre Kılınç’tan bahsedelim. Oyun genelinde futbol zekası üst düzey oyunların ve şık vuruşların adamı Emre bu maç oldukça vasattı. Aldığı gol pasında Altay’ın sağına daha sert bir vuruş yapabilirdi. Fakat o da ağır Fenerbahçe pressi altında maç boyunca pek varlık gösteremedi.

Maçın genelinde ağırlığını koyamayan Galatasaray yine de pozisyonlar buldu fakat gününde olan Altay’ı geçemedi. 

Kısacası bir derbi daha geçti. Hep büyük umutların maçı olmaya namzet maç, yine damaklarımızda tatlı bir lezzet bırakmadan bitti.Geçen sezon Kadıköy’de çok başarılı maç çıkaran takımı, sezonun devamında görmek dileğiyle…

Galatasaray genlerinde taşıdığı her zaman başa güreşmeyi seven yapısıyla yine şampiyonluğun en büyük adayıdır.Yeter ki tüm birimleriyle camiamız kenetlensin, birbirine sarılsın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.